Hande Erçel ile Kerem Bürsin ilişkisine hiç inanmamıştım!

Orkun Ün: Sormayın ya… Tam bir panayır. Ben zaten iki ismin ilişkisine hiç inanmamıştım. Ayrılığı da ne hale getirdiler. Bittiyse bitmiştir, uzatmanın ne alemi var ki? Bu dizi değil, gerçek hayat!

Onur Baştürk: Dünyanın en sıkıcı ve fenalar fenası dizisinin iki başrol oyuncusunun zoraki aşk ilişkisinin bir türlü bitememesi, aynı şekilde sıkıcı.

Ömür Gedik: Bazı ayrılıklar böyledir. Gemileri tamamen yakmak yerine karşı tarafı yoklaya yoklaya azalırsın, yaprakları teker teker koparırsın. Hande ve Kerem’inki reklam kokuyor diyenlere inat belki de böyle bir ayrılık. İlişkiye Orkun gibi “tamamen reklamdı” demek de gelmiyor içimden.

Savaş Özbey: Kerem centilmence davranıyor işte. Önce karşı tarafın takipten çıkmasını bekledi. Kendisi de çıkacaktır muhtemelen anında.

Hande Erçel ile Kerem Bürsin ilişkisine hiç inanmamıştım

GÜLŞEN YAZI GETİRDİ

Magazin Konseyi’nin gediklisi oldu artık Gülşen. Bu hafta yine gündemde. Önce konserinde bir arkadaşının kucağına oturması, hemen ardından yeni şarkısı “Lolipop” için verdiği pozlar çok konuşuldu. Tepki gösterenler haklı mı sizce?

◊ Ömür Gedik: Kucağına oturduğu kişi arkadaşı. Bilerek yapılmış bir hareket, konuşulsun diye. Biz yine otomatiğe bağlamış olarak “Bırakın herkes sahnede istediğini giysin, istediğini yapsın” modunda ilerleyeceğiz. “Lolipop” şarkısı için verdiği pozlara gelince; değişik ve yine gündem olmaya aday bir çalışma. Her şey bir yana, bu soğuk günlerde yazı getirmiş olması iyi oldu.

◊ Savaş Özbey: Gülşen konuşacak yerlerim ağrıyor ama Selda Bağcan’ın “Beni mayoyla ancak plajda görebilirsiniz” açıklamasına kıkırdadım tabii. Selda Abla’ya bir beach club konseri mi ayarlasak acaba? Ne der bu işe?

Hande Erçel ile Kerem Bürsin ilişkisine hiç inanmamıştım

◊ Orkun Ün: Ben eleştiriyi aşırıya kaçmadığı sürece seviyorum. Gülşen son zamanlarda çok eleştirilen ama bir o kadar da beğenilen bir isim. Bu haftaki olaylara gelince… İlki konserinde arkadaşının kucağına oturmasaydı. Eğer ki bunu inadına yapmıyorsa, mesaj verme kaygısı taşımıyorsa sahne şovu olarak görürüm ben, sorun yok yani. “Lolipop” şarkısı için çektirdiği fotoğraflarda da çok abartılacak bir kare görmedim. Kadın “Ben iddialıyım” diyor, bize ne ki?

◊ Onur Baştürk: “Lolipop”un kapak fotoğrafı kendi içinde çok estetik. Styling’i her zaman olduğu gibi gayet güzel. Cüretkarlık dozu ise Gülşen’den beklenen düzeyde. Ben çok şaşırmadım kısacası. Ama Gülşen’in sahne kıyafetlerine aşırı tepki gösterenler elbette bu pozu da “uygun” bulmamıştır. Gülşen de uygun görmeyenlerin inadına yapıyor, onların tabularını kaşıyor.

DUA EDELİM DE LİDER’İN ŞARKISINI OKUMASIN

Bir dönem Lider Şahin’le ilişki yaşayan İrem Derici’nin Selami Şahin şarkılarını okuması yasaklandı. Selami Şahin “Alakam yok, şirkete oğlum bakıyor” diyor. Bu arada geçen cuma Lider Şahin’in yeni şarkısının çıktığını da belirtelim…

Onur Baştürk: Herhalde İrem Derici için dünyanın sonu değildir Selami Şahin şarkıları okumamak. Gerçi Cem Belevi şarkısı okumasındansa Selami Şahin şarkısı okumasını yeğlerdim.

Hande Erçel ile Kerem Bürsin ilişkisine hiç inanmamıştım

Ömür Gedik: Selami Şahin “Haberim, alakam yok” dediyse olayı uzatmaya gerek görmüyorum. Yanlıştan dönüp bu saçma yasağı kaldırmak en doğrusu. Lider’in yeni şarkısını dinledim bu arada. Damar bir işe imza atmış. Selami Şahin sürprizine de bayıldım.

Savaş Özbey: Selami Şahin önce “Alakam yok” dedi, sonra “İrem Hanım’la sorunum yok, mutabakat olmadan kimse şarkılarımı okuyamaz”… Yani belli ki İrem’e yönelik bu tepki, çünkü daha önce kimseye karşı göstermedi. Ama keşke İrem de sorunlu ayrıldığı sevgilisinin babasının şarkısını okumaya kalkmasaymış. Başka şarkı mı yok? Dua edelim de Lider’in şarkısını okumasın.

Orkun Ün: Ben İrem’in yerinde olsam Lider’in yeni çıkardığı şarkıyı okurdum. Şaka bir yana burada İrem’e kasıtlı yapılan bir hareket var. Selami Şahin “Ben karışmam, etmem” dese de belli ki ya karışmış ya da karıştırılmış. Hiç gerek yok böyle ambargolara.

AYRILIĞI O ÖPÜŞMEYE BAĞLAMAK AYIP

Selen Görgüzel ve Hamdi Alkan boşanıyor. Sizce Görgüzel’in ‘tiyatro sahnesinde öpüşme’ olayının bu ayrılıkta etkisi var mıdır?

Ömür Gedik: Çok sevdiğim bir çiftti. İkisi de arkadaşım. Hiç istemezdim böyle olmasını. Bu ayrılığı tiyatro sahnesindeki öpüşmeye indirgemek iki tarafa da ayıp olur. Ben yine de eğer bir ihtimal varsa barışmalarını dilerim.

Savaş Özbey: Ayrılıkta tiyatro oyununun etkisi olduğunu sanmam. Evinin salonunda öpüşmedi ki kadın. Sahnede, rolünün icabını yaptı. Bunu kanırtıp gündemde tutmak da doğru değil bence. Bazı ilişkiler pandemide çok yorulup yıprandı. Zaten açıklamaları da bu yönde.

Hande Erçel ile Kerem Bürsin ilişkisine hiç inanmamıştım

Orkun Ün: “Tiyatro sahnesinde öpüştü ve ayrıldılar” diye bir saçmalık olacağını zannetmiyorum. Böyle işler zamanla biter. Kaldı ki bir süredir konuşuluyordu iki ismin ayrılacağı. Ve bence Selen hazırlık yapıyordu ayrılığa. Tiyatro yaptı, sahnelere çıkmaya başladı. Yani kendi ayakları üzerinde durmak için ilk adımları attı.

Onur Baştürk: Tiyatro sahnesinde öpüşmek bir boşanma sebebi olmasa gerek. Oluyorsa da bu insanlar oyuncu olmasa gerek. Beni bu yanıttan alın bence arkadaşlar. Daha fazla konuşmayayım.

BU BİR SENDROM

Hollywood yıldızı Cameron Diaz oyunculuğu bırakıp anne olduktan sonra hayatını değiştirdi. “Artık yüzümü bile yıkamıyorum. Düşündüğüm son şey dış görünüşüm” dedi ve ekledi: “Güzel görünme tuzağına düşmüşüm!”  

◊ Onur Baştürk: Sanırsın sabah erkenden kalkıp çocuklarını okula yolluyor, tüm gün bulaşıkla temizlikle uğraşıyor ve bu yüzden de yüzünü bile yıkayamıyor. Manasız bir açıklama olmuş.

◊ Ömür Gedik: Radikal hem de çok radikal bir karar. Kıskandım doğrusu. Müthiş rahatlatıcı, özgürleştirici ve huzur verici olmalı. Ama her dakika kıyafetleri, makyajı, imajı konuştuğumuz bu ortamda böyle bir yaşam tarzını hayal bile edemiyorum.

Hande Erçel ile Kerem Bürsin ilişkisine hiç inanmamıştım

◊ Savaş Özbey: Güzel görünme tuzağına elbette düşme, kendini eşine çocuğuna ada, hatta makyaj bile yapma… Bunlar tamam ama arada yüzüne de bir su çal Cameron, mikrop kaparsın. Arpacık, uçuk, siğil-sivilce basar. Hiç olmazsa sabahları şöyle hızlı hızlı…

◊ Orkun Ün: Bu bir sendrom bence ama adı henüz konulmamış. Fazlasıyla ünlü olunca böyle sıkıntılı günler yaşanıyor demek. Şimdilik radikal bir karar gibi gözüküyor evet ama uzun süreli olacağını sanmam. Ayrıca Cameron Diaz’ın oyunculuğu bırakmasına, kendini geri plana çekmesine falan da sonuna kadar karşı çıkarım. Geri dön Cameronnnn! 

KİM HAKLI

“Bergen” filminden şarkı polemiği doğdu. Farah Zeynep Abdullah filmdeki şarkıları kendi seslendirmişti. Mahsun Kırmızıgül bu duruma karşı çıktı. Özcan Deniz ise “Biyografi filmlerinde şarkıları oyuncular seslendirir” görüşünde. Sizin fikriniz nedir? 

Savaş Özbey: Ben bu işte en çok seyircinin ne istediğini merak ediyorum. Yani filmde şarkıyı oyuncunun söylemesini mi, orijinalini mi istiyor insanlar… Hafta içi yazdığım yazıya Instagram’da yapılmış bir ankete denk geldim, orijinalini isteyenler çoğunlukta görünüyordu.

Onur Baştürk: Bu işin tek bir formülü yok. Rami Malek’in Freddie Mercury’yi canlandırdığı filmde karma bir teknolojik ses kullanılmıştı. Mercury cover’ı yapan Marc Martel, Malek’in kendi sesi ve orijinal Mercury bir aradaydı. “Bergen”de sadece Farah’ın sesinin kullanılması yapımın tercihi. Ama ben de orijinal sesin araya katılması gerektiği kanaatindeyim.

Hande Erçel ile Kerem Bürsin ilişkisine hiç inanmamıştım

Ömür Gedik: Ben hem Özcan’a hem de Mahsun’a katılıyorum. “Bu iş daha özenli yapılır” kısmında Mahsun haklı. “Bu tür filmlerde şarkıları oyuncular söyler” kısmında da Özcan. Ama kısmen. Bu tarz filmlerde orijinal sese ve tarza yakın olabilmek için bazen hayatı oynanan şarkıcının vokalleri de kullanılabiliyor.

Orkun Ün: “Bu tarz filmlerde şarkıyı oyuncu okur” ya da “Oyuncu sadece playback yapmalıdır” diye ahkam kesecek bilgiye sahip değilim. Filme göre karar veririm. “Bergen”de Farah çok güzel söylemiş şarkıları. Eleştirecek bir taraf bulamıyorum. Mahsun Kırmızıgül’ün de bu çıkışını anlamıyorum, kadın emek vermiş, stüdyoda haftalarını geçirmiş. Bırakınız okusun.

HINCAL ABİ’Yİ DE ALIP ALIŞVERİŞE ÇIKMAK FARZ OLDU 

Hıncal Uluç, Magazin Konseyi’ni eleştirdi köşesinde. Farah Zeynep Abdullah’ın gala kıyafetini eleştirmemizi yersiz bulup “Farah medya maymunu olsa, yere göre koyamazlardı” dedi. “Rastgele sokak kıyafetiyle fotoğraf çektiren” Konsey’in Farah’ı eleştirmesini komik bulduğunu söyledi. Konsey’e cevap hakkı doğdu…

Ömür Gedik: Aaa bir dakika, benim kıyafetime rastgele dememiş ama Hıncal Abi, “Abiyesini giymiş Ömür” diye yazmış. Konsey çekimlerinde kıyafetlerimize ve mekan seçimlerine özen gösterdiğimizi söylemem gerek. Ben kadın olduğum için Konsey’in erkeklerine göre kıyafet seçenekleri konusunda biraz daha şanslıyım. Ama Onur, Orkun ve Savaş da en az benim kadar giydiklerine özen gösteriyor. Farah konusuna gelince; ben Farah’ın kıyafet ve renk seçimini beğenmiştim aslında. Saç ve makyajına ısınamadım o kadar.

Hande Erçel ile Kerem Bürsin ilişkisine hiç inanmamıştım

Savaş Özbey: Hıncal Abi’yi de alıp alışverişe çıkmak farz oldu artık. Bana da o fularlardan alalım. Neyim eksik? Ben de istiyorum kazağı sırtıma atıp kollarını önden bağlamak. O kareli gömleklerden. Hatta ve hatta bir de yakın gözlüğü…

Onur Baştürk: Zamanında festival ödül törenlerine jean’le katılan sanatçıları haklı olarak eleştirmiş bir yazarın sırf ters köşe olsun diye yazdığı bir yazı. Elbette o da kötü bulmuştur Farah’ın kıyafetini. Bizim fotoğraflarımız ise galada çekilmiyor. Normal imza fotoğrafı. Herkes kendi kimliğini yansıtan bir şıklıkta.

Orkun Ün: Diyor ki Hıncal Abi; “Film ve Farah’ın oyunculuğunu ön plana çıkarın”. E çıkardık. Özen göstermesi gerekirdi Farah’ın galada. Kıyafetlerimize gelince. Ama biz galaya falan gitmiyoruz. Kendimi pazar günü smokinle görmek istemem.

 

 

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.