Kılıçdaroğlu: Türkiye’nin var olan sorunlarının tamamını çözeceğiz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi ziyaret ve görüşme gerçekleştirmek üzere beraberindeki heyetle Diyarbakır’a geldi. Sabah, bir otelde kanaat önderleri ve kadınlarla bir araya gelen Kılıçdaroğlu, daha sonra Sur ilçesinde esnaf ve vatandaşlarla görüştü. İş yerlerini ziyaret eden Kılıçdaroğlu, esnafın sorunlarını dinledi. Bir esnaf, Kılıçdaroğlu’na Mustafa Kemal Atatürk’ün çerçeveli fotoğrafını hediye etti. Kılıçdaroğlu, daha sonra Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Dengbej Evi’ni ziyaret etti. Bölgede dengbej olarak adlandırılan halk ozanlarının seslendirdiği eserleri dinleyen Kılıçdaroğlu, “Bu kültürü yaşatanlara şükran borçluyuz. Kaybolmasını da istemeyiz. Çok zengin bir kültür. Bunu yaşatmak için verdiğiniz mücadele de takdire değerdir” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN VAR OLAN SORUNLARININ TAMAMINI ÇÖZECEĞİZ’

Ziyaret sonrası Ziya Gökalp Mahallesi Muhtarı Muhsin Sanay’la bir süre sohbet eden Kılıçdaroğlu, daha sonra açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Herkes huzur istiyor, gelir istiyor, kazanç istiyor. Kucaklaşmak istiyor. Büyük sıkıntılar var. Bunun da farkındayım. Zaten o sıkıntıları yerinde görmek ve sizleri dinlemek için buraya geldim. İnşallah önümüzdeki süreç içerisinde bütün bunları aşacağız. Birlikte aşacağız, kucaklaşacağız, sohbet edeceğiz, dertleşeceğiz, dertlerimizi paylaşacağız. Uyuşturucu sorunu çok ağır bir sorun. Türkiye’nin her yerinde maalesef var. Hiçbir uyuşturucu baronu hapiste değil ama biri laf etti diye yakalayıp hapse atıyorlar. Niye uyuşturucu baronları hapiste değil. Uyuşturucu baronlarının arkasındaki siyasi güç hangisi. Bunları da düşünün. Bunları da sorgulayın. Biz de sorguluyoruz. Bu konu üzerinde de duruyoruz ayrıca. İnşallah hep beraber Türkiye’yi birlikte aydınlığa çıkaracağız. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Bir kişinin işi olursa, evine ekmek götürürse, huzur içinde gelir elde ederse alın terinin karşılığını alırsa, bu tür olaylar da olmaz. İşin derinine, kökenine inmek lazım. Hiçbir insan gidip de rögar kapağını çalmak istemez ama aç ise ne yapsın bu adam? Dolayısıyla olaya bir de bu cepheden bakmak lazım ama dediğim gibi az kaldı. İnşallah hep birlikte Türkiye’nin var olan sorunlarının tamamını çözeceğiz hiç endişe etmeyin.”

EVLAT NÖBETİNDEKİ AİLELERLE ÖĞRETMENEVİNDE GÖRÜŞTÜ

Diyarbakır’a dün gece gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde evlat nöbeti tutan ailelerden Ayşegül Biçer ve Celil Begdaş ile öğretmenevinde bir araya geldi. PKK tarafından kaçırılan oğlu Mustafa’ya geçen yıl 29 Temmuz’da kavuşan, ancak eylem yapan ailelere destek olmaya devam eden Ayşegül Biçer ile 2 yıl önce 16 yaşındayken kaçırılan oğlu Yusuf için oturma eylemini sürdüren Velil Begdaş ile Kılıçdaroğlu’nun görüşmesi, CHP sosyal medya hesabından paylaşıldı.

‘OY İSTİYORSAN GİDECEKSİN’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde partisine katılan bin 300 kişiyle bir araya gelerek, rozet taktı. Kılıçdaroğlu, CHP’nin Diyarbakır’da fazla oyunun olmadığını belirterek, “Oy istiyorsan, gideceksin. Vatandaşın derdini dinleyeceksin. Sofrasında oturacaksın, çayını içeceksin, derdini dinleyeceksin, ondan sonra da diyeceksin ki; sizin dertlerinizi çözmeye talibim. Buraya geldim, sizin dertlerinize talibim. Sizin dertlerinizi çözeceğim, beraber çözeceğiz. Bir kadının çektiği ızdırabı düşünebiliyor musunuz? Bir evde anne, baba ve büyük evladı işsizse bu evin dramını düşünebiliyor musunuz? ‘Sosyal devlet’ dediğiniz devlet, bu ailenin direncini güçlendirmek ve ailenin yaşadığı ızdırabı sonlandırmak zorundadır. Bunu yapmak zorundayız. CHP, bu bölgeye fazla gelmedi, bunun farkındayım. CHP’nin Diyarbakır’da fazla oyu yok, onun da farkındayım. Ama bunun kabahati Diyarbakırlılar değil; bunun kabahati bizde. Gelmedik, oturmadık, konuşmadık, çayınızı, kahvenizi içmedik, sofranıza oturmadık. Ankara’da oturduk, güzel güzel laflar ettik; niye bize oy vermiyorlar? Diyarbakır İl Başkanı’mız bir kadın. Kadınların bu bölgede ne kadar önemli olduğunu ne kadar siyasete önem verdiklerini ve dolayısıyla ülkenin sorunlarının çözülmesi için de ne kadar aktif çalıştıklarını çok iyi biliyorum. Bu sabah kahvaltımı bir grup kadın önderiyle beraber yaptım. Başkanımız ‘Heyecanlıyım’ dedi. Hepimiz heyecanlıyız ve bu heyecanla gelecek güzel günleri beklemeliyiz. Onu mutlaka hayata geçirmeliyiz. Birlikte huzur için de bunu yapacağız. Hiç meraklanmayın az kaldı ve inanın geliyor gelmekte olan ve geleceğiz.”

‘6 MİLYON 300 BİN GENÇ, TÜRKİYE’NİN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK’

Gençlere de seslenen Kılıçdaroğlu, “Gençler, ülkenin kaderini değiştirecek olanlar sizlersiniz. 6 milyon 300 bin genç, ilk kez sandığa gidecek ve oy kullanacak. 6 milyon 300 bin genç, Türkiye’nin kaderini değiştirecek. 6 milyon 300 bin genç, işsizlikten yakınıyorsa; oyunun rengini değiştirecek. 6 milyon 300 bin genç, bu memlekete huzur istiyorsa; oyunun rengini değiştirecek. Türkiye’nin kaderini değiştirecek 6 milyon 300 bin genç, ilk kez sandığa gidecekler ve ilk kez bir siyasi partiye oy verecekler. Dolayısıyla benim umudum ve beklentim; gençlerden. Demokrasinin gerçek güvencesi, sizler olacaksınız. Dolayısıyla gençlerimizle gurur duyuyoruz. Ülkemizin bugünü ve geleceği gençlere emanettir, sizlere emanettir. Ben sadece sizin beklentilerinizi gerçekleştirmek için mücadele edeceğim. Belki görünürde ben görünüyorum ama aslında bu işin ana aktörleri sizlersiniz. Alacaksınız Türkiye’yi 21’inci yüzyılın güçlü ülkesi haline getireceksiniz. Huzur içerisinde yaşayacağız, çatışmadan kaçınacağız. Bütün bölge olarak Orta Doğu’yu kastediyorum, bütün bölge olarak hep beraber huzur içinde yaşayacağız. Bütün komşularımızla barış içinde huzurlu bir şekilde yaşamak istiyoruz” dedi.

‘6 İLE GÜNEŞ ENERJİSİ SANTRALİ KURACAĞIZ’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’da bir otelin konferans salonunda muhtar ve sivil toplum kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Bölgedeki çiftçilere bedava elektrik vermek amacıyla 3 milyar dolarlık bir projelerinin olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Şanlıurfa’ya da gittim, çiftçilerle buluştuk. Onların da pek çok sıkıntıları vardı. Zaten Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Siirt, Batman, Şırnak aşağı yukarı aynı coğrafyada aynı sorunlarla karşı karşıya olan illerimiz. Şanlıurfa’da bir konuşma yaptım. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Başkanlığını bize verin, Şanlıurfa’daki bütün çiftçilerin elektriğini bedavaya vereceğiz. Şimdi aynı şeyi sadece Şanlıurfa için demiyorum. Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt, Şırnak bunların hepsini saydık, 6 il. Güneş enerjisi yapacağız. Güneşe para veriyor musunuz, vermiyorsunuz. Paneller üretiliyor mu, evet üretiliyor. Hesabını yaptım. Bu 6 kentte çiftçiye elektriği bedava vermek ve artan elektriği de satmak kaydıyla 5 bin megavatlık bir yatırım yapmak mümkün. Yatırımın maliyeti 3 milyar dolar. Bunlar Ruslarla iş birliği yaptılar. Mersin’de nükleer santralini kurdular. Güzel, nükleer enerjiyi de bize vermiyorlar Ruslar. Sadece fabrikayı kurdular, bize elektriği sattılar. Bize elektriği satacaklar. Buna da garanti vermişiz, elektriği de satın alacağız. Nükleer santralin maliyeti ne kadar, 20 milyar. Biz kaça yapacağız, 3 milyar dolara. Güneş tarlaları var mı, var. Boş arazi var mı, var. Binlerce dönüm var mı, var. Binlerce dönüm üzerinde bunları kurmak mümkün mü mümkün, 3 milyar dolar. Bu yatırım 10 yılda kendisini amorti edecek. 2 yıl ödemesiz, dolaylı veya doğrudan 665 bin çiftçiye istihdam sağlayacak. 6 kentte 665 bin kişiye doğrudan veya dolaylı istihdam sağlayacak. Erdoğan diyor, ‘yap elini tutan mı var’, elimi tutan sensin. Diyarbakırlıların huzurunda söylüyorum. Eğer sen delikanlıysan benim elimi tutmazsan. Bana, bizim kuracağımız şirkete, bizim belediyelerimizin kuracağı şirkete arazi tahsis edeceksin.”

‘DİYARBAKIR CEZAEVİ İNSAN HAKLARI MÜZESİNE DÖNÜŞTÜRÜLMELİ’

Diyarbakır Cezaevi’nin İnsan Hakları Müzesi olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Diyarbakır hapishanesindeki işkenceler unutuldu mu, unutulmadı. Oradaki insanlarla bizim helalleşmemiz lazım, bunu yapmazsak barışamayız. Haksızlığa uğrayan bir kişiyle bizim helalleşmemiz lazım. Diyarbakır hapishanesinin de İnsan Hakları Müzesi’ne dönüştürülmesi gerekiyor. Roboski’de öldürülen gencecik evlatlarımız vardı. O ailelerle de helalleşmek lazım. Helalleşmek yüzleşmektir. Haksızlıkla yüzleşmektir, helalleşmektir. Af çıkartmak değil, helalleşmeniz lazım. O zaman biz bu ülkede barışı, huzuru sağlayabiliriz. Birlikte olabiliriz. Haksızlığa uğradığı zaman da hep birlikte daha güçlü bir ses çıkartabiliriz. Helalleşme aynı zamanda adalettir. Adaleti sağlamaktır. Devletin dini adalettir. Devletin dini adalet ise adaletin üzerinde hepimizin titremesi lazım.”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.