Üstat Necip Fazıl Kısakürek Esenler’de anıldı

Esenler Belediyesi, eserleri ve sözleriyle Türk edebiyatında derin izler bırakan üstat Necip Fazıl Kısakürek’i, vefatının 40. yılında çeşitli etkinliklerle yâd etti. Anma etkinlikleri, Kısakürek’in Eyüp Sultan Mezarlığı’nda bulunan kabrinin ziyaret edilmesiyle başladı. Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Vefatının 40. Yılında Sultanü’ş Şuara Necip Fazıl Kısakürek” anma programları kapsamında “Bir Gençlik” adlı panel düzenlendi. Ercan Yılmaz’ın moderatörlüğünü üstlendiği panele Yağız Gönüler, Meryem Kılıç ve Serhat Demirel konuşmacı olarak katıldı.

Panelin ardından Esenler’de bulunan liselerde eğitim gören gençlerin katıldığı “Liseler Arası Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri’ni Güzel Okuma Yarışması”nın ödül töreni gerçekleşti. Anma programları kapsamında Necip Fazıl Kısakürek’in farklı dönemlerde yayınladığı Büyük Doğu Dergisi’nin kapakları ve iç yazılarının yer aldığı 25 eserden oluşan “Büyük Doğu” sergisi meraklıların ilgisine sunuldu. Necip Fazıl’ın kaleme aldığı Reis Bey filminin gösterimi de Esenler’de ilk kez hayata geçirilen Kısa Film ve Belgesel Salonu’nda sinemaseverlerle buluştu. Filmin yönetmeni Mesut Uçakan gösterim öncesi filmin hikâyesini izleyicilerle paylaştı.

BÜYÜK BİR ŞAİR DEHASI

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Ercan Yılmaz, Necip Fazıl ile ilgili bir programda olmaktan bir hayli memnun olduğunu belirterek “Sadece Türk edebiyatının değil dünya edebiyatının da büyük bir şairinden birini konuşuyoruz. Necip Fazıl, Türk edebiyatının nev-i şahsına münhasır şairlerinden biri. Bilhassa 1934 öncesi şiirleri. 34 sonrası şiirlerinde muhteva, ton ve istikamet değişiyor. Elbette tüm bunları bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Necip Fazıl büyük bir şair dehası” dedi.

BUGÜNÜN GENÇLİĞİNE ÇOK ŞEY SÖYLÜYOR

Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Necip Fazıl’ın ‘Bir Adam Yaratmak’ adlı eseri de muhteşem bir eser. Ben 24 yıllık edebiyat öğretmeniyim. Çalışmış olduğum tüm okullarda bu oyunu defalarca sahneledik. Dolayısıyla bu oyunun gençlerin hayatını nasıl değiştirdiğini, onlara nasıl bir istikamet kazandırdığını çok iyi biliyorum. Bu bakımdan gerçekten Necip Fazıl’a şükran borçluyuz. Rahmetle yâd ediyoruz. Benim için çok önemli bir kitabı daha var: Çile. Kendi hayatlarından kesitleri içeren, kendi ağzından anlattığı, onun gençlik dönemini, dönüşümlerini, değişimlerini, buhranlarını, istikametini ve farklı yelerde görev aldığı hayatını anlatan muhteşem bir kitap Babıâli. Bu üç eser, bir gencin hayatını değiştirebilecek eserler. Necip Fazıl’ın insanı değiştirmeye ve dönüştürmeye yönelik bir üslubu var. Buna yönelik bir çabası da var. Dolayısıyla bugünün de yarının da gençliğine çok şey söylüyor.”

FİKİRLERİ BÜTÜN ESERLERİNE SİRAYET ETMİŞ

Panelde Necip Fazıl’ın tefekkür yönünü ele alan Meryem Kılıç ise “Onun düşüncesi tüm eserlerine sirayet etmiş. Sadece onun düşünce dünyasından bahsedeceğim ama onun fikirleri bütün eserlerine sirayet etmiş. Tiyatro yazısı, hikâye, hitapları… vb gibi tüm alanlarda verdiği eserlerde onun azmi ve mefkuresini görüyoruz. Çok kompleks ve bütüncül değerlendirilebilecek dolu dolu bir program oldu. Panelin konusu da çok güzel ve genç arkadaşlarımıza hitap ediyor” ifadelerini kullandı.

TÜRK ŞİİRİNİN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ

Panelin bir diğer konuşmacısı olan Serhat Demirel, Necip Fazıl ile ilgili konuşacak çok şeyin olduğunu kaydederek “Çok yönlü bir şahsiyet. 2004 yılında üstadın oğlu Mehmet Kısakürek ile birlikte ekip olarak TRT’ye hazırladığımız bir belgesel vardı. O belgesel yapımının içinde bizzat görev almıştım. O vesileyle üstadı daha yakından tanıma fırsatı elde ettim. O tarihten bu yana Necip Fazıl’ı daha derinden keşfettim diyebilirim. Türk şiirinin seyrini değiştiren bir şair olduğu kanaatindeyim. Onun mistik ve metafizik yönelimi, Türk şiirinde göremediğimiz bir derinliği ortaya çıkardı ve daha sonra da onun izinden giden Ziya Osman Saba gibi şairler de bunu devam ettirdi. Türk şiirini modernize eden bunu yaparken gelenek ve maneviyat, hakikat arayışını önceleyen önder şair olarak görüyorum Necip Fazıl Kısakürek’i” şeklinde konuştu.

30. YAŞI DÖNÜM NOKTASI OLDU

Yağız Gönüler de Necip Fazıl için 30 yaşının bir dönüm noktası olduğunu kaydederek “30 yaşına kadar Necip Fazıl’ın bir hayatı var. Bu dönemde biraz daha gençlik heyecanının fazla olduğunu görüyoruz. Necip Fazıl, 30 yaşından sonra bir dönüm noktası yaşamış. Bizim büyük edebiyatçılarımızın yâd edilmesi, hem vefat hem doğum yıl dönümleri, kaçırılmaması gereken bir fırsat edebiyatımız için. Bunun hem gençlerle hem edebiyatçılarla buluşturulması çok önemli. Esenler Belediyesi de uzun zamandır bunu hakkıyla yerine getiriyor” açıklamalarında bulundu.

FİLMİ ÇEKMEYE ORTAOKULDA KARAR VERDİM

“Vefatının 40. yılında Sultanü’ş Şuara Necip Fazıl Kısakürek” anma programları kapsamında Esenler’de ilk kez hayata geçirilen Kısa Film ve Belgesel Salonu’nda Necip Fazıl Kısakürek’in Reis Bey adlı filminin gösterimi yapıldı. Filmin yönetmeni Mesut Uçakan da filmi sinemaseverlerle birlikte izleyerek soruları yanıtladı. Uçakan, “Necip Fazıl, eserleriyle bizim ruh hamurumuzu şekillendirdi. Onun eserlerinde medeniyetimizin damıtılmış bir hakikat tasavvurunu görüyoruz. O, toplumu ve gençliği şekillendirmek için büyük mücadeleler vermiş bir kahramandır” ifadelerini kullanarak filmin oluşum süreciyle ilgili şunları kaydetti:

“Reis Bey’i çekme fikri daha ortaokul yıllarımda aklımdaydı. Senaryosunu 4 saatte yazdım çünkü zihnimde kurgulamıştım. 1988 yılında filmi çektik ama hala aşkla ve şevkle izlenen bir film. Bu filmin bir sihri var. Bu film merhamet duygusunu çok güzel veriyor. Üstadın eserlerini film ve dizi olarak toplumu yansıtmak zorundayız. Reis Bey filminin de çok önemli bir noktada durduğunu söylemeliyim.”

ÜSTADIN BESTELENMİŞ ŞİİRLERİNDEN KONSER

Anma etkinlikleri, bestelenmiş Necip Fazıl şiirlerinin seslendirileceği Rüzgârlı Tepenin Çocukları konseriyle sona erecek. Konser, 20.00’de Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*